29 Mayıs 2009 Cuma

Renk Körleri ve Bukalemunlar'ın Aşk Hikayesi



Türk dilinin zengin bir edebi mirasa sahip olduğu apaçık ortada. Bu zengin edebi mirasın içinde onlarca AŞK HİKAYESİ var ama hemen hemen hiç bilinmeyen, yeni bir AŞK HİKAYESİ yazılıyor bugünlerde. Farkında değilsiniz belki ama yüz yıl sonra Ferhat ile Şirin kadar meşhur olabilecek bir AŞK HİKAYESİNE tanık oluyorsunuz.

Öylesine bir aşk ki bu, bırakın renk, dil, din, mezhep, milliyet tanımamayı, CİNS bile tanımıyor. CİNS biyoloji biliminin canlıları sınıflandırırken kullandığı en alt kategori. Örneğin İnsan cinsi, kedi cinsi, köpek cinsi gibi. Bu CİNS tanımlamasından sonra, ortaya çıkan şey bir aşk hikayesinden çok SAPIK BİR İLİŞKİYİ anımsatıyor ama hemen önyargılı olmayın, ne de olsa bu BİR AŞK HİKAYESİ.

Hikayenin ESAS OĞLANI, doğuştan RENK KÖRÜ olan HASAN. Hikayeye renk katan ESAS KIZ ise HASRET ismindeki BUKALEMUN.

"Nasıl iş yahu, insan bukalemuna aşık olur mu hiç?"

demeyin, oluyor işte gönül ferman dinlemiyor. Esas oğlan Hasan renk körü olmasına renk körü ama biraz farklı bir hastalığı var Hasan'ın, seneden seneye, aydan aya ve hatta günden güne değişiyor Hasan'ın göremediği renkler. Bir gün KIRMIZIYI göremeyen Hasan ertesi gün YEŞİLİ ayırt edemiyor diğer renklerden, bazen o kadar ilerliyor ki Hasan'ın rahatsızlığı sadece SİYAH görüyor veya sadece BEYAZ. Hal böyle olunca Hasan'ın HAFIZASI oldukça zayıf kalıyor, çünkü herhangi bir şeyi GERÇEK RENGİYLE UZUN SÜRE GÖREMİYOR. Örneğin Hasan'ın ikiz kız kardeşi Zeynep'in sapsarı saçları var, altın gibi, ama Hasan doğduğu günden beri yanyana olduğu kızkardeşini bile tanımıyor çünkü iki yaşına kadar sarı rengi ayırtedebilen Hasan 2 sinden 8 ine gelene kadar sarı nedir bilmedi, daha sonra 6 ay sarı rengi gören Hasan Zeynep'i farkedince yanı başında;

"Buda kim yahu?"

dedi. Ardından Sarı renk yine çıktı gitti Hasan'ın hayatından, dönem dönem sarıyı görse de, bu yeterli olmadı ikiz kız kardeşi Zeynep'i HAFIZASINA KAYDETMESİ için. Hasan'ın rahatsızlığından bahsettik ama esas oğlanın SERVETİNDEN bahsetmedik henüz. Yeşilçam filimlerinin senaryolarında olduğu gibi bizim hikayede de esas oğlan ZENGİN. Yalnız, öyle sıradan bir servet değil bu, tarifi oldukça güç ama yine de birkaç rakam vererek Hasan'ın muazzam servetini tahayyül etmenize yardımcı olalım.

Hasan'ın servetinde

* 769.604 km2 TOPRAK var, bunun 276 bin dekarı mayınlı, temizletip onu da kullanacak Hasan
* Yaklaşık 900 MİLYAR TL gelir elde ediyor Hasan bir yil içinde

sadece bu iki bilgiyi paylaşıyoruz sizinle çünkü Hasan'ın servetini yaz yaz bitmez.

Eeee, Esas oğlan bu kadar zengin olur da onun servetinin peşinde olan kötü niyetli ESAS KIZ olmaz mı hiç? Olur elbette. HASRET ismindeki BUKALEMUN, RENK DEĞİŞTİREBİLME özelliği sayesinde HASAN'ın HAFIZASINDA YER EDEN YEGANE VARLIKTIR. Hasan'ın HANGİ RENKLERİ GÖREBİLDİĞİNİ öğrenen Hasret anında o renge bürünerek çıkıverir Hasan'ın karşısına ve AŞIK EDER kendisine. O gün bugündür Hasan'ın SERVETİNİ SÖMÜREN işte bu renkli "karakter" Bukalemundur ve ne yazık ki bu SAPIK İLİŞKİDEN DOĞAN ÇOCUKLAR da yine BUKALEMUN olmaktadırlar.

Hikaye tanıdık mı geldi? Olabilir, ama tamamen tesadüf eseri olsa gerek. Türkiye'de yıllardır iktidar trenine yolcu olmak için yapmadıkları AHLAKSIZLIK, YALAKALIK, HAYSİYETSİZLİK kalmayan BUKALEMUNLARDAN çevrenizde oldukça fazla olabilir ve hatta bizzat kendiniz dahi Bukalemun olabilirsiniz. Ama dedik ya, hikaye tamamen HAYAL ÜRÜNÜ. Hayal ürünü olmasa, hiç bir İNSAN EVLADI BUKALEMUNA AŞIK OLUR MU? Olmaz tabii, oluyorsa eğer İNSAN EVLADI DEĞİLDİR demekki. Her ne kadar yazdıklarımız hayal ürünü bir hikaye olsa da küçük bir açıklama yapmakta fayda var. İKTİDAR sahiplerine zerre miktarınca hiddetli ve öfkeli değilim, beni asıl çileden çıkartan İKTİDAR SAHİPLERİNİN BUKALEMUNLARI FARKEDEMEMESİ. Hal böyle olunca İKTİDAR SAHİPLERİ ve BUKALEMUNLAR arasındaki SAPIK İLİŞKİ devam ediyor ve BUKALEMUNLARIN nüfusu artıyor hızla. Memleketi felakete sürükleyen asıl etken bu YARI İNSAN YARI BUKALEMUN OMURGASIZ HAYVANLARDIR.

15 Mayıs 2009 Cuma

GADDARUS HİKAYESİ

Bu notes uygulamasını daha da çok sevmeye başladım. Zira UNUTKAN Türk Milleti'nin bir üyesi olduğum için benim de hafızamın çok kuvvetl olduğunu iddia edemem ama işte buraya ufak tefek not düştükçe ileride HAKSIZLIK yapan DAHİLİ VE HARİCİ BEDHAHLARI hatırlamak daha da kolay hale geliyor.

HAKSIZLIK kelimesi göreceli bir kavram tabii. Çünkü OBJEKTİF bir değerlendirme yapılmadığı taktirde kimine göre HAKSIZLIK olan bir şey diğer tarafa göre tamamen HAKLI olarak değerlendirilebilir. Örneğin Antik Yunan'daki ZULÜMUS CUMHURİYETİ'nde iktidarı elinde bulunduran DİKTATÖR GADDARUS bir ferman yayınlayıp;

"Amacı ZULÜMUS CUMHURİYETİ'nin yurttaşlarını daha zengin, daha mutlu, daha huzurlu yaşatmak dahi olsa her kim ki BİZDEN FARKLI DÜŞÜNÜYOR, YAŞIYORSA, MENFAAT ÇEMBERİMİZE DAHİL DEĞİLSE tez kellesi vurula, sarayın bahçesine dahi yaklaştırılmaya"

dediği zaman; işte bu fermana göre ZENGİNLEŞME, ÖZGÜRLEŞME, MODERNLEŞME gibi AYNI AMAÇLAR uğrunda FARKLI YOLLARDAN yürüyen Zulümus Cumhuriyeti'nin ÖTEKİLERİ ya canından olmuş ya da VATANINDAN.

Aradan yıllar yıllar geçmiş Zulümus Cumhuriyeti'nde devran dönmüş HAK DOSTU, ADİLUS iktidara gelmiş ama topla tüfekle değil, yıllar yılı GADDARUS, ülkesinin kaynaklarını SADECE MENFAAT ÇEMBERİNE DAHİL OLANLARA aktardığı için sonunda UYANAN HALK, GADDARUS'A;

"Artık Yeter, Söz Milletin! Yıllarca sen ve senden öncekiler BİZİM ÇOCUKLAR, BİZİM KIZLAR, BİZİM YEĞENLER vs diye diye ülkeyi PARTİZANLAŞTIRDINIZ.AT BİNENİN KILIÇ KUŞANANIN atasözünü unutturdunuz ama artık yeter bundan böyle BİZİMKİLER yok, bundan gayrı HAK'ÇA bir düzen var, SEZARIN HAKKI SEZAR'A" demişler ve GADDARUS'u tarihe gömmüşler ve ülkenin adını da ADALETUS CUMHURİYETİ yapmışlar. Ülkenin BÜTÜN İNSANLARI rengine, diline, düşüncesine bakılmaksızın LİYAKATI ölçüsünde ülke hizmetine davet edilmiş ve ADİLUS CUMHURİYETİ gelişmiş, insanları daha MUTLU yaşamaya başlamışlar. Çünkü AT binene AT, KILIÇ kuşanan'a KILIÇ vermişler, ayaklar baş başlar ayak olmamış bir daha.

GADDARUS tarih olmuş olmasına ama onun YALAKALARI tutturmuşlar bi hikaye: "GADDARUS'a HAKSIZLIK yapıldı" diye. İşte burada da görüldüğü gibi demekki HAKSIZLIK göreceli bir kavram. OBJEKTİF bakıldığında GADDARUS' a HAKSIZLIK yapılmadığı apaçık ortada ama görmek istemeyen gözler, duymak istemeyen kulaklar bunu bilmezler.

Ha bu arada UYANAN HALK son olarak şunu da eklemiş:

"GADDARUS çok HAKSIZLIK yaptı çünkü onun HAKK'ı yoktu, yani GADDARUS HAK'SIZDI"

HAKKA hizmet HALKA hizmet diyen GADDARUS'un HAKKı yoksa HALKI da yoktur o vakit.